Hava Durumu
°C
110.021,830
0.4426 %
6,780
0.3998 %
7,667
0.1123 %
365,760
-1.7128 %

Balıkçılar, gelecek nesil tanısın diye balık müzesi kurdu

Kocamustafapaşa sahil yolundaki SS Fatih Su Ürünleri Kooperatifi’nde kurulan müzeyi bize Ertan Kargı gezdirdi.

Kaynakça : Aslı DİDARİ / Özel Haber | 12.04.2020 - 01:01:03

Balıkçılık serüvenine çocuk yaşında başlayan Kargı, 1937 İstanbul doğumlu. Kendisinin de üyesi olduğu Kocamustafapaşa sahil yolundaki SS Fatih Su Ürünleri Kooperatifi’nin içinde yer alan Balık Müzesi’nin kuruluş tarihi Mayıs 1991.
Balıkçılık serüvenine çocuk yaşında başlayan Kargı, 1937 İstanbul doğumlu. Kendisinin de üyesi olduğu Kocamustafapaşa sahil yolundaki SS Fatih Su Ürünleri Kooperatifi’nin içinde yer alan Balık Müzesi’nin kuruluş tarihi Mayıs 1991.
BURASI ESKİ İSTANBUL KOKUYOR
Buradaki üyeler sadece amatör balıkçılık yapmıyorlar. Bulundukları alanı saklı bir cennete çevirmişler, aileleri ile birlikte burada kaliteli vakit geçiriyorlar. Kooperatifin her köşesinde eski İstanbul’un tüm samimiyeti var. Burada öğrencilere burs veriliyor, yardım faaliyetleri düzenleniyor, Temiz Boğaz etkinliklerine topluca katılınıyor.
BURASI ESKİ İSTANBUL KOKUYOR Buradaki üyeler sadece amatör balıkçılık yapmıyorlar. Bulundukları alanı saklı bir cennete çevirmişler, aileleri ile birlikte burada kaliteli vakit geçiriyorlar. Kooperatifin her köşesinde eski İstanbul’un tüm samimiyeti var. Burada öğrencilere burs veriliyor, yardım faaliyetleri düzenleniyor, Temiz Boğaz etkinliklerine topluca katılınıyor.
40 METREKAREDE BALIK MÜZESİ
Derneğin içinde 35-40 metrekarelik bir alanında bir de balık müzesi var.  Balık Müzesi de bu vizyonun ve dayanışmanın bir ürünü. Yıllardır toplanan, eşin, dostun verdiği balıkları da sınırlı alanda korumak için harekete geçiyorlar ve böylece müze doğuyor.
40 METREKAREDE BALIK MÜZESİ Derneğin içinde 35-40 metrekarelik bir alanında bir de balık müzesi var. Balık Müzesi de bu vizyonun ve dayanışmanın bir ürünü. Yıllardır toplanan, eşin, dostun verdiği balıkları da sınırlı alanda korumak için harekete geçiyorlar ve böylece müze doğuyor.
ÇOCUKLAR DENİZ ŞAHESERLERİNİ TANISINLAR DİYE
Eski Dernek Başkanı Haydar Deniz’in eski bir açıklamasında müzenin kuruluş öyküsünü anlatırken “Bazı balıklar artık oltaya gelmeyince üzüldüm. Endişelendim. Çocuklarımız denizlerimizin şaheserlerini göremeyecek, bilemeyecek, tadamayacaktı. Bu yüzden bir müze çalışması içine girdim. 
400 KAVANOZLA BAŞLAYAN MÜZECİLİK
Önce balıkları kurutmayı denedim. Ama bilgili ve deneyimli değildim, başaramadım. Balıkların kuruması için en az iki ay serin yerde kalmaları gerekli. Daha sonra ilaca yatırdım. Arkadaşlarım da kavanozla balıklar gönderdi. İrili, ufaklı 400 kavanozumuz var. Güneş ışını görmezse, kavanozun ağzı sımsıkı kapanırsa, kenarlı silikonlanırsa gördüğünüz bu balıkların 500 yıl bile dayanabileceğini tahmin ediyorum.’’
BOĞAZDA BALIĞIN BESLENME ALANLARI YOK OLDU 
Kooperatifte görüştüğümüz bir başka balıkçı da Kaya Unmak da “En büyük dalyan Kumkapı’da olandı. Balığın çeşidi ve bolluğu bugünkü ile kıyaslanmayacak kadar fazlaydı. Karagöz’den lakerda, uskumrunun büyüğünden de çiroz yapılırdı. Şimdi bunlar bile azaldı. Yıllar geçtikçe insanlar da değişti. Denizler dolduruldu. Ekolojik denge bozuldu. Böylelikle balığın beslenme alanları yok oldu ve balık azaldı. Balıkların nesli tükenmesin diye belirli büyüklüğe gelmeden avlanma yasağı getirildi. Ama bu yasağa sadece bizim gibi örgütlü olarak tutanlar dikkat ediyorlar. Ancak balık satıcıları da avlanmak için yeterince büyümeyen balıkları alıp tezgahlarında satışa sunmamalılar.” diyor.
İlk mesleği uçak teknisyenliği olan Unmak, 1943 Tekirdağ doğumlu. İki yaşından beri Yedikule’de yaşıyor.
Unmak İstanbul’da eski balık bolluğunu yine aynı kooperatifte üye olan Ermeni asıllı Agop Kiremitçioğlu’ndan dinlediğini söylüyor.
ORKİNOSLARIN ÜZERİNDEN YÜRÜNEN DEVİRLER
Unmak, Kiremitçioğlu’nun “50’li yıllarda yakaladığımız dev orkinosların toplu olarak teşhir ederdik. Fazlasını kıyıya bırakırdık. Bıraktığımız orkinosların üzerine basarak suda ilerleyebilirdiniz.” şeklinde konuştuğunu aktarıyor.
ÇOCUKLAR DENİZ ŞAHESERLERİNİ TANISINLAR DİYE Eski Dernek Başkanı Haydar Deniz’in eski bir açıklamasında müzenin kuruluş öyküsünü anlatırken “Bazı balıklar artık oltaya gelmeyince üzüldüm. Endişelendim. Çocuklarımız denizlerimizin şaheserlerini göremeyecek, bilemeyecek, tadamayacaktı. Bu yüzden bir müze çalışması içine girdim. 400 KAVANOZLA BAŞLAYAN MÜZECİLİK Önce balıkları kurutmayı denedim. Ama bilgili ve deneyimli değildim, başaramadım. Balıkların kuruması için en az iki ay serin yerde kalmaları gerekli. Daha sonra ilaca yatırdım. Arkadaşlarım da kavanozla balıklar gönderdi. İrili, ufaklı 400 kavanozumuz var. Güneş ışını görmezse, kavanozun ağzı sımsıkı kapanırsa, kenarlı silikonlanırsa gördüğünüz bu balıkların 500 yıl bile dayanabileceğini tahmin ediyorum.’’ BOĞAZDA BALIĞIN BESLENME ALANLARI YOK OLDU Kooperatifte görüştüğümüz bir başka balıkçı da Kaya Unmak da “En büyük dalyan Kumkapı’da olandı. Balığın çeşidi ve bolluğu bugünkü ile kıyaslanmayacak kadar fazlaydı. Karagöz’den lakerda, uskumrunun büyüğünden de çiroz yapılırdı. Şimdi bunlar bile azaldı. Yıllar geçtikçe insanlar da değişti. Denizler dolduruldu. Ekolojik denge bozuldu. Böylelikle balığın beslenme alanları yok oldu ve balık azaldı. Balıkların nesli tükenmesin diye belirli büyüklüğe gelmeden avlanma yasağı getirildi. Ama bu yasağa sadece bizim gibi örgütlü olarak tutanlar dikkat ediyorlar. Ancak balık satıcıları da avlanmak için yeterince büyümeyen balıkları alıp tezgahlarında satışa sunmamalılar.” diyor. İlk mesleği uçak teknisyenliği olan Unmak, 1943 Tekirdağ doğumlu. İki yaşından beri Yedikule’de yaşıyor. Unmak İstanbul’da eski balık bolluğunu yine aynı kooperatifte üye olan Ermeni asıllı Agop Kiremitçioğlu’ndan dinlediğini söylüyor. ORKİNOSLARIN ÜZERİNDEN YÜRÜNEN DEVİRLER Unmak, Kiremitçioğlu’nun “50’li yıllarda yakaladığımız dev orkinosların toplu olarak teşhir ederdik. Fazlasını kıyıya bırakırdık. Bıraktığımız orkinosların üzerine basarak suda ilerleyebilirdiniz.” şeklinde konuştuğunu aktarıyor.