Hava Durumu
°C
108.658,980
0.8891 %
5,750
0.0121 %
6,390
0.2699 %
273,711
0.3795 %
Tesla aksilik yaşayınca tanıtımı oluyor, biz benzini bitti diye Devrim’i rafa kaldırdık

Tesla aksilik yaşayınca tanıtımı oluyor, biz benzini bitti diye Devrim’i rafa kaldırdık

Tesla’nın yeni pikabının tanıtımında camı kırıldı diye daha çok tanıtımı oldu ama biz yıllar önce yerli ilk araç olan Devrim’i tanıtımda benzini bitti diye hurdaya çıkartık.

Aslında Türkiye’de otomobil üretmeye yönelik ilk adımlar daha 1929 yılında atılmıştı. Amerikan Ford şirketiyle 25 yıllık bir imtiyaz anlaşması imzalayan hükümet, Amerikalılara otomobil, kamyon, traktör, hatta uçak parçaları için üretim izni verdi. Birçok aleyhte görüşe rağmen, Salıpazarı’ndaki gümrük alanında montaj fabrikası kuruldu ve 450 işçiyle üretim başladı.

TÜRKİYE FORD’UN ÜRETİM ÜSSÜ İDİ

Dönemin ileri sayılabilecek teknolojisine sahip fabrikada günde 50’ye yakın otomobil ve kamyonun montajı tamamlanıyordu. Bugün olduğu gibi Türkiye’yi üretim üssü olarak gören Ford firması, üretilen araçları Ortadoğu, Balkanlar ve Sovyetler Birliği’ne de ihraç ediyordu.

Ancak 1929’da başlayan Büyük Bunalım nedeniyle üretim gerilemeye başladı ve 1934 yılında tamamen durdu. İkinci deneme içinse 20 yıl beklemek gerekti.

SIRA OTOMOBİL ÜRETİME GELMİŞTİ

Nejat ve Ferruh Verdi kardeşlerin ortağı olduğu Türk-Willys Owerland fabrikası, 1955 yılında o dönemin bozuk yolları için en iyi araç kabul edilen cip üretimine başladı. Ardından birkaç yıl içinde kamyon ve traktör üretimine geçildi. Artık her yerde sıranın otomobile geldiği konuşuluyordu.

TÜRKİYE BÜYÜYEN PAZARDI

“Büyük Bunalım” nedeniyle Salıpazarı’ndaki montaj tesisini kapatmak zorunda kalan Ford firması, pes etmemişti. Büyüyen bir pazar olan Türkiye’nin ABD ile ilişkileri gelişiyordu. Başkan Eisenhower’ın Türkiye’yi ziyaret ettiği 1959 yılında, Ford şirketi Koç grubuyla Otomobil Sanayi A.Ş.’yi kurdu. 1960 yılında üretime geçen fabrika, günde 8 Thames model kamyon ve 4 adet de Consul binek otomobili üretmeye başladı. Ancak aynı yıl beklenmeyen bir şey oldu. 27 Mayıs’ta ordu yönetime el koydu.

1961’DE YERLİ ÜRETİM OTOMOBİL İSTENDİ

22 Nisan 1961’de Ulaştırma Bakanlığı’na gelen “Çift aylı” bir yazı, “Memleketimize has bir binek otomobil ve motorunun imal edilmesi”ni istiyordu. O dönemde böylesi bir projeyi ancak Devlet Demiryolları gerçekleştirebilirdi. Çok geçmeden 23 mühendis tümüyle yerli bir otomobil üretmek için Eskişehir Cer Atölyesi’nde çalışmalara başladı. Otomobilin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına yetiştirilmesi isteniyordu ve önlerinde sadece 129 gün vardı.

DEVRİM’İ 23 MÜHENDİS YAPTI

23 mühendis, geceyi gündüze katarak toplu iğnenin bile ithal edildiği bir ülkede 129 günde üç Devrim otomobilini olanaksızlıklar arasında var ettiler.

ESKİŞEHİR’DEN ANKARA’YA

Nihayet büyük gün geldi. Biri bej, diğeri siyah renkli iki Devrim, Eskişehir’den Ankara’ya doğru trenle yola çıkarıldı. Buharlı lokomotiften sıçrayabilecek kıvılcımlara karşı önlem olarak da arabaların benzin depoları boşaltıldı. Bu önlem, Devrim’in kaderini belirleyecek bir dizi talihsizliğin de başlangıcıydı.

ANKARA’DA DEPOLARI DOLDURULACAKTI

Tren Ankara’ya vardığında, depoların yeniden doldurulması planlanıyordu. Ancak işler planladığı gibi yürümedi. Sabırsız bürokratların işgüzarlığı nedeniyle Devrimler depolarındaki son benzinle TBMM’nin önüne kadar getirildi. Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in bindiği siyah Devrim, 200 metre ilerledikten sonra durdu, benzin bitmişti. Aslında bu aşamada sorun yok gibi gözüküyordu, Cumhurbaşkanı, hemen deposu doldurulan bej renkli Devrim’le Ankara caddelerinde dolaşmış, Anıtkabir’e gitmiş, Hipodrom’daki geçit törenine katılmıştı.

DEVRİM YOLDA KALDI

Ancak ertesi günün gazeteleri, ağız birliği etmişçesine sadece yolda kalan siyah Devrim’i ve Cumhurbaşkanı’nın “Batı kafasıyla otomobil yaptınız, Doğu kafasıyla benzin koymayı unuttunuz.” sözünü anlatıyordu. “Devrim yolda kaldı.”, “Devrim yürümedi.”, “Devrim 200 metre gidebildi.” manşetlerinin altında, milletin parasının boşa harcandığı yorumları yapılıyordu.

HALBUKİ DEVRİM BENZİN KONDUKTAN SONRA ANKARA’DA TUR ATMIŞTI

Kimse geçit törenine katılan, Anıtkabir’e çıkan bej renkli Devrim’den bahsetmiyordu.

“TAM BİR HAKSIZLIK”

Devrim’i yaratan 23 mühendisten biri olan Nurettin Erguvanlı, Türkiye’nin tümüyle yerli ilk otomobilinin uğradığı bu büyük haksızlığın nedenini gazeteci Aydın Engin’e şöyle anlatıyordu:

“Heyecanlı günlerdi. Özel sektör otomotiv sanayinde bir hamleye hazırlanıyordu. Birkaç yıl sonra bir sürü üretim kusuruyla sokaklarımızı dolduracak yerli (!) arabaların hazırlığı yapılıyordu. Binlerce ve binlerce motor ithal edilecekti Türkiye’ye. Ford, Fiat motorları filan. Tümüyle yerli bir motor üretimi de o günlerde gerçekleşince…”

Bej renkli Devrim, Eskişehir’de Cer atölyesinin hangarlarında hala ustaları gezdirmeye devam ediyor. Diğer iki Devrim’in akıbeti ise meçhul.