Hava Durumu
°C
88.125,040
-3.7175 %
6,449
0.8427 %
7,185
1.772 %
338,061
0.7624 %
İstanbul'da 1966'da tramvaylar tamamen kaldırıldı

İstanbul'da 1966'da tramvaylar tamamen kaldırıldı

2 Ocak 1952 tarihinde yayınlanan bir haber İstanbul'daki tramvayların kaldırıldığını yazdı. Bu haberi izleyen sürecin sonunda da azar azar kaldırıldı.

Tramvay, İstanbul'un simgelerinden birisi. Günümüzde nostaljik uygulama ile yaşatılmaya çalışılan bu araçların hediyelik eşya çeşitleri de turistleri cezbediyor.

1952'DE GELEN GENEL MÜDÜR AÇIKLADI

Zamanın gazetelerinde yayınlanan 2 Ocak 1952 tarihli haberde "İETT Genel Müdürlüğü'ne atanan İstanbul Teknik Üniversitesi'nin profesörlerinden Kâmran Görgün, yakın bir gelecekte İstanbul'da tramvaylar kaldırılarak yerine metronun işletileceğini söylüyordu. Görgün, kendi müdürlüğü döneminde bu konudaki çalışmaların hızlandırılmasına özen göstereceğini sözlerine ekledi." yazıyordu.

ÖNCE GÜZERGAHLARLAR AZALTILDI

1960’tan sonra tramvayları kaldırma düşüncesi ağırlık kazanmaya başladı ve güzergâhları azaltıldı. Topkapı ve Yedikule tarafından gelenler Beyazıt’a kadar, Şişli, Kurtuluş ve Maçka’dan gelenler de Taksim’e kadar. Bebek, Ortaköy tarafından gelenler Dolmabahçe’ye kadar.

AVRUPA YAKASINDAKİ SON SEFER

Bazı hatlar da yavaş yavaş kaldırıldı. 12 Ağustos 1961’de son tramvay çiçeklerle, bayraklarla süslendi. Onların İstanbul tarafındaki son seferiydi.

TRAMVAYLAR VİNÇLERLE ÇEKİLDİ

İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma, bir süre Kabataş-Üsküdar ve Kadıköy-Sirkeci arasında araba vapuru olarak çalıştırılmış olan leyter tipi İngiliz çıkartma gemilerine bir vinçle yüklenen tramvaylar yine aynı vinçle Kadıköy’de, eski itfaiye binasının önündeki rıhtıma bırakıldılar.

HASANPASA'DAKİ YIĞINTIYA BIRAKILDILAR

Kadıköy’de Halk Tramvayları Şirketi’nden kalan tramvaylar seferden alınıp yalnız İstanbul’dan gelenler çalışmaya başladı. Buradaki ömürleri de 5 yıl sürdü. 11 Kasım 1966 günü yine son tramvay, üslendi, son seferini yaparak, üzülerek bakan insanların arasından Hasanpaşa’daki yığıldıkları yere gitti.

Orada yağmurun, güneşin altında kendi hallerine terk edildiler. Ta ki müzeye konmak üzere birkaçı alınıncaya kadar.